BİNGÖL
BAROSU
Gezinti Bağlantılarını Atla
 
 
  
 
EkimKasımAralık
PztSalÇarPerCumCmtPaz
303112345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930123
45678910
Basın açıklaması
Tarih: 20.11.2014 23:00:00 | Okunma Sayısı: 1461 | | |

 

 
BASINA VE KAMU OYUNA

Bütün dünyada,  20 kasım günü, Dünya Çocuk Hakları Günü olarak anılmaktadır.20 kasım 1989 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda kabul edilen Çocuk Hakları sözleşmesi tüm dünya çocuklarının insan hakları bildirgesi gibidir.

Çocuk hakları sözleşmesinde, çocukların yaşama, gelişme, korunmaya ve katılıma ilişkin tüm haklarını hiç bir ayırım gözetmeksizin bütün çocuklara eşit olarak tanınması ilkesini getirmiştir.Sözleşmenin bir diğer önemli temel ilkesi de çocuğun yüksek yararına öncelik verilmesi ilkesidir.

Türkiye,  çocuk hakları sözleşmesini 27 ocak 1995 tarihinde imzalamıştır.Ancak Türkiye bu sözleşmeyi imzalarken, çocukların eğitimi, ifade özgürlüğü, kendi kültürünü yaşatma ve kendi dilini özgürce kullanma haklarını içeren 17,29 ve 30. maddelere çekince koymuştur.Türkiye bu çekincelerle, çocuk haklarını ciddi anlamda sınırlamıştır.Biz  hükümeti, acilen bu çekince koyulan maddeleride derhal kabul etmeye davet ediyoruz.

Bu gün bütün dünyada, her türlü terör,işkence ve kötü muameleye maruz kalan, savaş ve silahlı çatışmalarda ölen, tecavüz ve işkenceye uğrayan, asker olarak kullanılan, göçe zorlanan, mülteci olan, boşanan anne ve babanın mağduru olan,açlık ve yoksulluk içinde milyonlarca çocuk bulunmaktadır.

Özelikle bölgemizde ve orta doğuda yaşanan şiddet olayları ve savaşların ilk ve en önemli mağduru çocuklar olmaktadır.Suriye’de, Mısır’da, Lübnan’da, Libya’da, Irak’ta ve Filistin’de yaşanan savaşlarda mağdur olan, ölen, göç edilenin çocuklar olduğunu gördük.

Bizler yemek sofralarımızda tıka basa yemeğimizi yerken, Somali ve diğer  Afrika ülkelerinde bir çok çocuğun açlıkla burun buruna olduğunu ve birçoğunun açlıktan öldüğüne, hep beraber şahit olduk.

Kobani, Rojava ve Filistin’e yapılan saldırılarda ilk ölenlerin çocuklar olduğunu, maalesef tüm dünya ile beraber bir sineme filmi seyreder gibi seyrettik ve bu konuda hiç bir ülke 'insan onuruna' yaraşır bir duruş sergileyememiştir.Bu, insan olarak hepimizin en büyük ayıbıdır.İnanın,  insanlık bile kendinden utanmıştır.Evimizde kendi çocuğumuzun  üzerine titrerken, saçının bir teline dahi zarar gelmesine katlanamazken, yanı başımızda ölen, zülüm gören, göçe zorlanan, işkence edilen çocukların dramına seyirci kalmaktayız.

Yine özellikle bölgemizde çok sık görülen çocuk gelinler sorunu, çocukların küçük yaşta cinsel istismara uğramalarına ve derin travmalar yaşamalarına sebep olmaktadır.Bölgemizde tecavüze uğrayan çocukların, faillerinin devlet erkini kullanan kişiler olması son derece düşündürücüdür.2013 yılında Bingöl'de yaşanan E.A'ya tecavüz davası bunlardan sadece biridir ve bu suç faillerinin yargı organlarınca korunması  da acı vericidir.

Bu coğrafyada çocukların yaşam hakkı ihlallide her geçen gün artmaktadır. 6 - 7 ekimde yaşanan şiddet olaylarında, ölenlerin bazıları çocuklardır.Yine Roboski katliamında ölenlerin 17'si çocuktur.Ayrıca kamu oyunda bilinen Uğur Kaymaz davası, Bingöl'ün Genç İlçesinde 1999 yılında öldürülen amca ve yeğen olan Mehmet ve Yılmaz ELİVEREN davasında da hep ölen çocuklardır.

Sokaklarda dilendirilen,selpak satan, yollarda cam silen, atölyelerde ve diğer iş kollarında ucuz iş gücü temini amacıyla çalıştırılan çocukların, emeği hem  kendi aileleri hem de işverenler tarafından sömürülmektedir.Bu konuda da siyasal iktidardan gerekli olan yasal düzenlemeleri yapmasını bekliyoruz.

Bingöl Barosu olarak gerek ülkemizde ve gerekse  dünyada, tüm çocukların, fiziksel,cinsel,sınıfsal,duygusal ve her türlü istismarlarının takipçisi olacağımıza, yaşam hakkını ihlal edenlerle mücadele edeceğimizi, siyasal gücü elinde bulunduranlara, çocuk hakkı ihlalleri karşısında yükümlülüklerini hatırlatarak, sadece bu günün değil yılın her gününün onlar için olmasını, savaştan uzakta ve çocukluklarının yaşatıldığı, ayırımcılığın yapılmadığı, hepsinin karnının doyacağı, barışçıl bir dünya için mücadele ederek yanlarında olacağımızı bildiririz.Açıklamamı büyük şair NAZIM HİKMET’İN şu dizeleriyle sonlandırmak istiyorum.

Dünyayı verelim çocuklara, hiç değilse bir günlüğüne,

allı pullu bir balon gibi verelim oynasınlar.

Oynasınlar türküler söyleyerek yıldızların arasında

dünyayı çocuklara verelim

Kocaman bir elma gibi verelim,sıcak bir ekmek somunu gibi,

Hiç değilse bir günlüğüne doysunlar

bir günlük de olsa öğrensin dünya arkadaşlığı

Çocuklar dünyayı alacak elimizden

Ölümsüz ağaçlar dikecekler...

 

Üstadın dediği gibi 'Çocukların dünyayı elimizden alması dileğiyle'

                                                                                                    Saygılarımla...

 

 

 

                                                                     BİNGÖL BAROSU ADINA

                                                                            BARO BAŞKANI
                                                                        Av. Abdullah ALAKUŞ                                                    

 

20.11.2017 Pazartesi