BİNGÖL
BAROSU
Gezinti Bağlantılarını Atla
 
 
  
 
EkimKasımAralık
PztSalÇarPerCumCmtPaz
303112345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930123
45678910
Basın açıklaması
Tarih: 09.11.2014 23:00:00 | Okunma Sayısı: 944 | | |

Basın ve Kamu Oyuna

GÜVENLİK PAKETİ

                               Kamuoyunda  tartışılmaya başlanan güvenlik paketiyle ilgili bir çok eleştiri ve yorum yapılmaktadır. Biz bu paketi son  derece tehlikeli ve sıkıntılı olarak görüyoruz. Önemli olan hukukun üstünlüğü, insan hak ve hürriyetlerinin ön planda tutulduğu ve daha çok özgürlüklerin olduğu yasalar çıkarmaktır.Siz istediğiniz kadar güvenlik önlemlerini alın ve bu önlemleri artırmak için gerekli yasal düzenlemeleri yapın, bu tarz uygulamalarla şiddet olaylarının önüne geçemezsiniz ve bu uygulamalarla güvenliği sağlayamazsınız.Bu güvenlik paketiyle devlet tamamen, daha doğrusu  hükümet kendisini koruma ve güvenceye alma iç güdüsüyle hareket etmektedir.Hükümet bu paketle bir nevi kendi güvenliğini sağlamaktadır.Vatandaşın güvenliği,hak ve özgürlüğü  ikinci plana itilmektedir.

                               Yeni   Güvenlik  paketinde  yer alan yasal düzenlemelerle insan hak ve özgürlükleri kısıtlanmakta, hukukun üstünlüğü ihlal edilmekte, anti demokratik uygulamalar yapılmakta, polis devletine doğru bir gidişat görülmektedir.

                                  Bu güvenlik paketinde hak ve özgürlükleri kısıtlayıcı maddeler hangileri,  şimdi bunları kısaca maddeler halinde değerlendirelim:

                              1)Suç delillerinin elde edile bilmesi , bir arama kararı almak için makul şüphe yeterli olacak.Yani makul şüphe varsa polis arama yapabilecek, eşyalarınıza el koyacak, sizi gözaltına alabilecek.Eski düzenlemede suç delillerinin elde edilebilmesi ve arama yapılabilmesi için kuvvetli şüphenin, yani somut delillerin olması gerekirken artık somut delil  aranmadan polisin kendisince makul şüpheli gördüğü her durumda arama yapılabilecektir.Kime göre makul şüphe, neye göre makul şüphe, bu makul  şüphenin kriteri, ölçütü nedir, tüm bunların değerlendirilmesini polis yapacaktır.Siz bir taraftan molotof kokteylinin ateşli silah olduğu konusunda hakime dahi taktir yetkisi tanımıyorken, makul şüphenin varlığı konusunda polise bu anlamda, bu kadar geniş bir takdir yetkisi tanımanın izahı mümkün değildir.

                               2)Polise 24 saatlik gözaltı yetkisi veriliyor. Polis bu 24 saatlik yetkiyi savcıya danışmadan savcıdan izin almadan kullanabilecek. Bu yetki ile uygulamada bir çok sıkıntının olacağı apaçık ortadadır. Bu yetki ile kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma hakkı ihlal edilecektir.Siz kişiyi, suç işleme ihtimali var sayılarak göz altı süresini uzatıyorsunuz.Bir hukuk devletinde bu tarz bir uygulama kesinlikle kabul edilemez.Kişi suç işleme ihtimaline binaen göz altında tutulamaz.Sen o kişiyi hürriyetinden yoksun kılamazsın.Senin görevin, eğer o kişi suç işleyecekse onun suç işlemesine engel olmak, işlemişse o suçluyu  yakalayıp onu  kanunun önüne çıkarmaktır. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak bir güvenlik tedbiri değil, bir hak ihlalidir.

                               Yine polise 24 saatlik göz altı yetkisi vermekle bir çok kişiyi işkence mağduru yapmanın yolları da açılmış olacak, bu 24 saatlik süre zarfında tamamen polisin insafına ve vicdanına bırakılıyoruz. Tabii ki geçmiş uygulamalarda  bu insafın ve vicdanın ne gibi sonuçlar doğurduğunu hep beraber gördük. Bu uygulama ile işkence suçları tekrar çoğalacak,kötü muamele artacaktır.Bu yasa polise’ de zarar verecektir.

                      3)Gizlilik kararı verilen dosyalarda,  veya soruşturmanın selameti için, avukat iddianamenin  kabulüne kadar dosya içeriği hakkında bilgi alamayacak. Bu düzenleme ile savunma  hakkı kısıtlanmaktadır. Avukat müvekkilini yeterince savunamayacağı gibi, adil yargılanma hakkı da ihlal edilmiş olacak. Avukatın delillere ulaşması engellenmiş olacak, müvekkilinin hangi suç ve hangi delillerle suçlandığını öğrenemeyecek ve iddianasmenin kabulüne kadar müvekkilini savunamayacaktır.

                       4)İletişim tespiti, teknik takip, ortam dinlemeleri, gizli soruşturmacı kullanma ve önleyici dinleme ve arama  adı altında bir dizi düzenleme getiriliyor.Bu düzenleme ile özle hayatın gizliliği ihlal edilmiş olacak.Hakim ve savcıdan izin alınmadan, vali, emniyet müdürü, polis önleyici  arama ve göz altına almayı yapabilir.Hakim ve savcılar bu tür durumlarda devre dışı bırakılmakta yukarıda belirtilen kişilere bu yetki verilmektedir. Yine hakimlerin kaçma şüphesine bakmadan tutuklama kararı vermesi de son derece sıkıntılı bir durumdur.Çağdaş bir hukuk devletinde bu durumun kabul edilmesi mümkün değildir.Bu tarz uygulamalar anti demokratik uygulamalardır.

                            5)Polisin olaylara  müdahale  yetkisi artırılıyor. Polis molotof kokteyli   kullanan kişiye karşı  doğrudan silah kullanabilecek.  Eskiden polis, ancak kendisine karşı silahlı bir saldırı olması durumunda silah kullanabiliyorken, bu paket   ile artık silahlı saldırı olmadan da silah kullanabilecek.Bu uygulama ile bir çok kişinin canı yanacaktır.Yine gösterilerde yüzün maskeyle saklanması suç sayılacaktır.Bu durumda çok tehlikelidir.

                               6)Bu paket ile katalog suçlar  kapsamı   genişletilmektedir.  Katalog suçların  kapsamının genişletilmesi ile daha çok tutuklamalar olacak, bu tutuklamalar daha çok mağduriyete yol açacak ve daha çok hak ihlali yaşanacaktır.

                              7)Mala zarar vermenin  nitelikli halleri ve görevi  yaptırmamak için  direnme ile ilgili olarak   yapılan   yasal  düzenlemelerle  devlet kendisini koruma içgüdü ile hareket etmektedir.

Sonuç olarak çıkacak olan bu yasanın gerekçesi olarak, son zamanlarda toplumda oluşan şiddet olaylarını engellemek olduğu söyleniyor. 6-7  ekimde yaşanan şiddet olaylarının hiç birini tasvip etmiyoruz ve hepsini şiddetle kınıyoruz. Kanunların  tanıdığı bir hakkı  kullanırken, başkasının canına, malına zarar veremezsiniz. Bu güvenlik paketi zaten daha önce hazırlanmıştı, uygun bir zamanı bekliyordu. Maalesef,  son zamanlarda yaşanan olaylarla bu yasanın çıkarılmasına zemin hazırlanmış olundu. Buna rağmen biz Bingöl Barosu olarak çıkarılacak olan bu güvenlik yasasını hukuka, insan hak ve hürriyetlerine ve demokrasiye uygun bulmuyoruz, bir çok hak ihlali olacağı endişesini taşıyoruz.   

 

 

                                                                                                        SAYGILARIMIZLA.

 

 

                                                                                                  BİNGÖL BAROSU BAŞKANI

                                                                                                      Av. Abdullah ALAKUŞ

20.11.2017 Pazartesi