BAROLAR AVUKATIN VE VATANDAŞIN ÖRGÜTLÜ GÜCÜDÜR
Tarih: 17.06.2020| Okunma Sayısı: 213

 

BASINA VE KAMUOYUNA

“BAROLAR AVUKATIN VE YURTTAŞIN ÖRGÜTLÜ GÜCÜDÜR”

Mart ayında başlayan ve Baroların yapısında ve seçim sistemlerinde değişiklik öngören girişim son günlerde giderek artan bir hızla devam etmektedir. Bu girişime karşı 19 Mayıs ve 1 Haziran tarihlerinde toplanan 80 ilin baro başkanları; hem zamanlama, hem yöntem, hem de içerik konusunda ortak eleştirel bir tavır ortaya koymuşlardır. Bu toplantılarda yargının kurucu unsuru olan savunmanın ve baroların bu sürecin dışında tutulması temel bir eleştiri olarak ortaya konmuş, avukatlık yasasında yapılması düşünülen değişikliklerin baroların katılımı olmadan yapılmaması,  Barolar, TBB ve akademisyenlerden oluşturulan bir komisyon tarafından hazırlanacak tasarının müzakere edilmesi önerilmiştir. Bu öneri karşılıksız kalmış, süreç daha da hızlandırılmıştır. Ayrıca baro başkanlarından oluşan heyetin yapmış olduğu görüşmelerden de maalesef bir sonuç alınamamıştır.

OHAL sürecinden başlayarak giderek artan bir hızla tüm toplumsal muhalefet örgütlerinin KHK’lar ile susturulduğuna tanık olduk. Şimdi hedefte barolar ve avukatlar var. Barolar ve avukatları da susturmak hedefleniyor.

Avukatların ve baroların gündemi ve sorunları;

Yoksulluk, işsizlik ve ağır vergi yükleri,

Ödeyemedikleri SGK primleri ve komik düzeydeki emeklilik maaşları,

Angarya düzeyindeki CMK ücretleri ve ödenmeyen/geç ödenen yasal vekalet ücretleri,

Kolluk birimlerinde, adliyelerde hatta mahkeme salonunda karşılaştıkları şiddet ve hakaretler.

Kontrolsüz bir şekilde açılan ve sayıları 133’ü bulan merdiven altı hukuk fakülteleri, her yıl binlerce mezun, bunun sonucunda da ücretsiz ve güvencesiz stajyerlik,

Masumiyet ilkesine aykırı bir şekilde iptal edilen ruhsatlar,

Mesleki faaliyetleri kapsamında görüşmek istedikleri hakim savcı odalarının yüzlerine kapatılan kapıları ve adliye içerisindeki kısıtlı alanlardır.

Tüm bu kısıtlamalara rağmen yurttaşların hakkını ve hukukunu koruma, adaletin tecellisi için çalışan avukatlar, şimdi örgütsüz bırakılmak isteniyor. Aslında örgütsüz ve güvencesiz bırakılmak istenen avukatlar değil tüm yurttaşlardır.

Çünkü Barolar sadece avukatların değil tüm yurttaşların da örgütlü gücüdür.

Barolar olarak;

*Erkek şiddetine karşı, kadınların yanında saf tuttuğumuz için

*İstismar mağduru çocukların yanında olduğumuz için,

*Hasankeyf’in, Munzur’un, Salda Gölünün, Kaz Dağlarının, Dipsiz Gölün, Derelerin, Ovaların, Dağların, Denizlerin, Ormanların ve hayvanların avukatlığını yaptığımız için,

*Umut yolculuğuna çıkıp cesetleri yol kenarlarına saçılan, gittikleri yerlerde ırkçı saldırılara ve nefret suçlarına maruz kalan mevsimlik işçilerin; iş cinayetlerinde yaşamını yitiren emekçilerin hakkını savunduğumuz için,

*Toplumun ve bireylerin şiddet ve nefret içermeyen görüşlerini serbestçe ifade etmesini, basının özgür bir şekilde faaliyet göstermesini talep ettiğimiz için,

*Halkın iradesini hiçe sayıp belediyelere kayyum atanmasına karşı çıktığımız, tüm siyasi partilerin eşit koşullarda siyaset yapmasını, siyasi aktörlerin siyasi faaliyetlerinden dolayı hapsedilmesine itiraz ettiğimiz için,

*Her koşulda işkence ve kötü muameleye karşı çıktığımız ve mücadele ettiğimiz için,

*Cezaevlerinde tutulanların, hapsetme dışında başka yöntemlerle cezalandırılması fikrine karşı çıktığımız için,

*Savaş fikrini kabul etmediğimiz barış talep ettiğimiz, eşit ve özgür bir şekilde birlikte yaşam fikrinin halen mümkün olduğunu savunduğumuz için,

*Yani güçsüzlerin, yoksulların, mazlumların ve bütün ötekileştirenlerin avukatlığını yaptığımız; hukukun üstünlüğünü ve hukuk devleti ilkesini savunduğumuz, tek elde toplanan yasama, yürütme ve yargı pratiğine karşı, yargı bağımsızlığını savunduğumuz için hedefteyiz.

Daha önce 80 baro birlikte söylediğimiz gibi bir kez daya yineliyoruz.  Avukatları ve yurttaşları savunmasız bırakacak bu yasa tasarısı geri çekilmelidir. Aksi halde daha önce ilan ettiğimiz üzere  bu açıklama ile başlamak üzere diğer tüm demokratik protesto haklarımızı kullanacağız. Bu nedenle tüm meslektaşlarımızı ve yurttaşlarımızı destek ve dayanışmaya davet ediyoruz.

SAVUNMA TOPLUMUN VİCDANIDIR. SAVUNMANIN BAĞIMSIZLIĞI, YARGININ TARAFSIZLIĞI VE BAĞIMSIZLIĞI SAĞLANANA DEK MÜCADELE ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ.

 

Saygılarımızla,

                                                                                                              BİNGÖL BAROSU BAŞKANLIĞI

02.10.2020
AV. HANİFİ BUDANCAMANAK
BARO BAŞKANI

BARO LEVHASI


© Web sitesi hizmeti Türkiye Barolar Birliği tarafından verilmektedir.